Yaşam tarzınız beslenmenize yansır, hayatınızı değiştirmeden kilolarınızdan kurtulmak istiyorsanız sağlıklı beslenmeyi sofranıza getiriyoruz. Sadece size özel hazırlanan Yasaksız beslenme programları ile özgürce hafifleyin...
          

23.02.2012

Nörolojik Psikiyatrik Hastalıklarda Mineralllerin Rolü

* Beyin-Damar Hastalıkları
Yaygınlaşmış bir hipoteze göre antioksidan vitaminler eser elementler, özellikle yaşlılarda  vücudu atrosklerotik hastalıklara karşı koruyabilir. Bu hipotez doğrultusunda yaşlı bireylerde akut miyokardiyal enfeksiyon (AMI)  ve inmeye karşı eser elementler ve vitaminlerin etkilerini gözlemlemek amaçlı yapılan çalışmaya 361 erkek ve 394 kadın olmak üzere toplam 755 birey alınmıştır. 130 AMI hastası, 70 inme ve kontrol grubunun alındığı çalışmanın sonucunda  hem AMI hastalarında (p=0.013) hem inme  (p=0.019) geçirmiş hastalarda serum demir düzeyleri düşük bulunmuştur. Yapılan biyokimyasal analizler sonucu düşük serum demir düzeylerinin inme AMI’ nın tahmincisi olabileceği belirtilmiştir.

Potasyum, magnezyum, kalsiyum gibi minerallerden zengin diyetin  bireylerde  koroner kalp hastalıkları ve inme  gelişim riskini azaltabileceğini gösteren yeni çalışmalar vardır. Yeni bulgular, bu mineralleri içeren düşük yağlı süt ürünleri, sebze ve meyve  tüketiminin yüksek kan basıncı riskini azaltacağını,  kardiyovasküler hastalalıklara ve inmeye neden olabilecek hipertansiyonu olan bireylerde  kan basıncını  azaltacağını göstermektedir. Bazı çalışmalar diyetle en az 500-1000 mg mahnezyum /gün ve >800 mg kalsiyum/gün almanın hem kan basıncını düşürdüğünü  hem de hiperansiyon gelişme riskini azalttığını göstermektedir. Hiperansiyonun inmenin bir komplikasyonu oduğu göz önünde bulunudurlduğunda dolayısıyla inme riskinin azalacağı da bildirilmişitr .

* Mutiple Skleroz (MS) ve Mineraller
MS hastalığında uygun literatür , üretim tesislerindeki Zn, ekosistemi kirleten Ba ya da ekilebilir alanlardaki Co, Mn, Mo ve Zn  gibi çevresel ve  işsel maruz kalmanın  ilişkisinin kanıtını göstermektedir. Diğer taraftan,birkaç trans ya da ana element hastalığının sebebi olabilmesi ihtimaline karşı araştırılmıştır. Aslında, arttrılmış oranda Cd, Cu, Fe, Pb ve Mg ve Zn’nin MS etyolojisinde azaltılması öne sürülmüştür. Ek olarak miyelin proteinlere karşı antikor teşkilinde sorumlu olan Pb nin, MS gibi sinir sistemi hastalıklarının patojenezinde rol aldığından şüphelenilmektedir. Hg hakkında, miyelin kılıf yıkımı ve sinirsel iletim hızını düşürmesi gibi MS’ye sebep olan faktörlerle ilişkili olduğu ileri sürülmüştür. Kaldı ki, özellikle patolojik değişiklerin olduğu yerlerde MS hastalarının  sinir sistemlerinde Mg ve Zn konsantrasyonun düştüğü görülmüştür. Ek çalışmalar MS hastalarının serum ve beyin omurilik sıvısındaki Cu, Mg ve Zn konsantrasyonlarının çeşitliliği göstermektedir. Beyin,  psikolojik metalleri oksidatif türlerin oluşabileceği toksik seviyelere kadar yoğunlaştırabilir (örneğin  Cu, Fe, Mn and Zn). Bu yüzden anormal metal etkileşimlerinin birincil mi yoksa ikincil etkenmi olduğu ya da sinir dejenerasyonunun bir sonucu olup olmadığı tam olarak belli değildir.

* Migren ve Mineraller
Düşük magnezyum, glutamatın sinapslardan salınmasıyla beraber kalsiyumun nöronların içine akmasıyla bağlantılıdır. Sinapslardaki düşük magnezyum post-sinaptik nöronal eksitasyona neden olur. Birçok çalışma migren hastalarının düşülk magnezyuma  sahip olduğunu göstermektedir. Migrenden korunmak için magnezyum suplemantı verilen deneylerin  çeşitli sonuçları vardır. Parenteral magnezyum ( 1 gram) , düşük iyonize magnezyum  düzeylerine sahip hastalarda migreni ve böylelikle aurayı sonlandırabilir. Migren tedavisinde en az 3-4 ay kullanmak üzere magnezyumun günlük önerilen dozu 400-600 mg/gün dür .
 

* Epilepsi ve Mineraller
Oksidatif stres, epilepsi ve nörodejeneratif bozukluklara dahil olduğundan beri,ROS oluşumuna ve metabolizmasındeki enzim modifiyecileri antioksidant içeren ilaçlar ve  ROS oluşum tetikleyicisini yok eden ajanlar içeren ilaçlar üzerinde durulmuşturOksidatif stres kaynaklı nöronal kayıp ve selenyumun epilepsi dahil birkaç nörolojik bozukluktaki rolünu irdeleyen literatür çalışmasında selenyum  insan sağlığı üzerindeki potansiyeli yüzünden  birçok araştırmacının dikkatini çekmiş önemli bir trans element olduğu bildirilmiştir.Selenyum enfeksiyona karşı organizmanın bağışıklık sisteminin ortaya çıkması, doku hasarına karşı savunma ve tiroid fonksiyonunda önemli rol oynar.Selenyum peroksit yok edici enzimlerin aktif kısmında yer alır ve biotransformasyon, detoksifikasyon gibi fonksiyonları vardır. Selenyum azlığının nörolojik rahatsızlıklardaki  fonksiyonel ve klinik sonuçlar açıklandığında doğal selenyum alımıyla etkilenenlerde  selenyum ihtiyaçı araştırılmıştır. Bu çalışmaya göre dünyanın değişik kısımlarından ve toplum  ya da hasta gruplarından marjinal selenyum azlığına maruz kalmalarında büyük oranda değişkenler olup önceden düşünülenin aksine çok daha fazladır.  Nörolojik rahatsızlıklar, kalp hastalığı, diyabet, kanser ve yaşlanma gibi  kronik hastalıklar, oksidatif hasar belirteçleriyle ilişkilidir. Bu yüzdendir ki antioksidantların  hastalıkları önlediğini yaşlanmayı geciktirdiği ve oksidatif hasarı azalttığını ileri sürmek gereksiz olur. Son yıllarda,laboratuar deneyleri, klinik denemeler ve epidemiolojik bilgi, selenyumunun sanılanın çok daha üstündeki durumda rolü olduğunu  onaylamaktadır. Bu etkilerin en fazlası  selenyumun antioksidant enzim sistemlerindeki işleviyle alakalıdır.Son yıllarda, nörolojik rahatsızlıklara neden olan hücresel zararın  başlamasında serbest oksijen radikallerinin büyük rolü olduğu ortaya çıkmıştır. Yüksek konsantrasyonda doymamış yağ asidi içeren ve yüksek oranda oksijen tüketimi ve düşük konsantrasyonlu antiksidant içeren  neonatal beyin oksidatif hasara karşı savunmasızdır. Bu nedenle oksidatif stresin artması; iskemik reperfüzyon yaralanmaları ve Alzhemier, Parkinson, Lou Gehrig hastalığı  gibi nörodejeneratif hastalıkları içine alan çeşitli nörolojik rahatsızlıklara neden olabilir. Bundan dolayı antioksidantlar  nöbetleri ve nöbetleri indükleyen nöronal rahatsızlıkların hassasiyetini hafifleştirmede önemli rol oynamaktadır.

İnsan ilaç ve gıda alanındaki şu anki araştırmalar  selenyumun nörolojik hastalıklar gibi dejeneratif ya da serbest radikal hastalıklarında, enflamatuvar  hastalıklarda ve kanserde adjuvan olarak kullanılma olasılığı üzerinedir .

* Demans-Alzhemier ve Mineraller
Alzheimer Hastalığı’nda (AH), oksijen radikalllerinin oluşumunu kolaylaştıran ve antioksidan sistemde yetersizliğe yolaçan eser elementler sözkonusudur. Özellikle redoks aktif demir ve bakırın AH patogenezinde önemli rolü olabileceği bildirilmiştir. Bakır serbest radikal oluşumunda etkili olan bir elementtir. Serbest bakırın da in vitro ve ortamın asid-baz dengesiyle bağlantılı olarak beta-amiloid agregasyonunu indüklediği, AH’nda patolojik yapıların yoğun olduğu bölgelerde özellikle amiloid plakların çevresinde bakır düzeylerinin arttığı saptanmıştır. Böylece bakır, plakların yoğun olduğu bölgelerde serbest radikal oluşumuna katkıda bulunabilir . AH patolojisiyle ilgili olabilecek bir diğer element çinkodur. AH beyinlerinde yapılan çalışmaların bir kısmında çinko düzeyleri düşük, bazılarında artmış olarak bulunmuştur. Diğer elementlerde olduğu gibi özellikle AH patolojisinin yoğun olduğu bölgelerde çinko düzeylerinde artış bildirilmiştir .

Bir başka çalışmada ise AH hipokampusunda düşük çinko düzeyleri bildirilmiştir8. Çinko ayrıca nörotoksisitesi gösterilmiş bir elementtir ve beta amiloidi destabilize ederek fibril oluşumuna da neden olur.

* Parkinson Hastalığı ve Mineraller
Demir, kurşun, manganez ve krom gibi divalent ağır metallere sürekli maruz kalmak, şiddetli genellikle geri dönüşü olmayan nörolojik bozukluklara ve Parkinson hastalığının gelişmesinde savunma eksikliği artmasıyla alakalıdır.Bu metallerin azlığı  ya da nöron hücresi ölümünün kolaylaşması gibi mekanizmalar tam bilinmemesine rağmen, nörotoksite  bunların kan-beyin bariyerinde ne kadar geçtiği ve hedef nörona müteakip alınımıyla sınırlıdır. Bir kere hücre içine girdiklerinde bu ağır metaller bir seri biokimyasal ve moleküler olayları tetikleyerek hem aboptozis  hem de  nekrozu başlatarak hücre ölümüne öncülük ederler. Methylcyclopentadienyl manganese tricarbonyl (MMT) içerikli gazların kullanım ihtimalinin yakınlığıyla artacak olan atmosferik değerlerin potansiyel sağlık riskleri sebebiyle son yıllarda manganezin toksikolojik özellikleri sıklıkla araştırtırılmıştır. Madenciler, kaynakçılar ve demir alımı işleyen tesis yakınında yaşayanlar gibi çevresel olarak yüksek Mn seviyelerine maruz kalmış bireyler, en iyi Parkinson hastalığındakine benzer hafiflemiş semptomlarla karakterize edilen, manganizm olarak bilinen bir sendrom gösterirler. Manganez ve demir aynı bağlayıcı protein için   ve sonradan taşıma sistemleri için yarıştığından  Mn düzeyi invivo diyetsel demir alımı ve vücut içerisindeki stoklardan  etkilenir. Parkinson hastalığının  mineraller, vitaminler, ve yağlar dahil olmak üzere besinlerle ilişkisini sınamak amaçlı yapılan bir  çalışmaya, yeni teşhis konulmuş vakalarla (s=250),  batı Washington’da bulunan Group Health Cooperative Health Maintenance organization üyelerinden 1992 ve 2002 arasında belirlenen üyeleri (s=388) alınmıştır.En yüksek demir alımına sahip deneklerin çeyreği ile en az alanlar karşılaştırıldığında yüksek demir alımına sahip bireylerin parkinson hastalığı risklerinin artmış olduğu görülmüştür. (OR = 1.7, 95% CI: 1.0, 2.7, trend p = 0.016). Demir ve manganezin besinle birlikte normalin üzerinde alımı,daha az alımla kıyaslansığında hastalık riskini iki  katına çıkarmıştır.Çalışma sonucunda yüksek oranda demir alımının , özellikle yüksek manganez ile birleşiminde, parkinson hastalığı  riskiyle ilişkilendirilebilineceği saptanmıştır (26).*Stres-Depresyon ve MinerallerÇinko yetersizliği görülen yetiskin bireylerde daha sık depresyon görüldüğü saptanmıstır.Düsük serum çinko seviyeleri depresyonlu bireylerde inflamatuar yanıtın bir göstergesi olduğu gibi antidepresan tedavisini de olumsuz yönde etkilemektedir.

KAYNAKLAR
1) http://tr.wikipedia.org/wiki/N%C3%B6roloji

2) Ravi S. Bhat, Edmond Chiu ve Dilip V. Jeste , Current Opinion in Psychiatry TURKISH EDITION Vol 2 No 1 2006,

3) Biller, J, Love, B, Ischemic Cerebrovascular Disease, in Bradley, WG et al. (eds.) , Neurology in Clinical Practice Third Edition, Butterworth-Heinemann, 2000;1125-1166
 
4) Giovanni F., Andrea V., Simone S., “Quantification of chemical elements in blood of patients affected by multiple sclerosis”, Ann Ist Super Sanità 2005;41(2):213-216
 
5) Türkiye Klinikleri Dahili Tıp Bilimleri Nöroloji Dergisi Başağrsı Özel Sayısı Cilt:1, Sayı:2, Ağustos 2003
 
6) Lewis DW., Toward the definition of childhood migraine, Curr Opin Pediatr 2004;16:628-636
 
7) Silberstein S. Migraine. Lancet 2004,31:381-391
 
8) sagmer.erciyes.edu.tr/gdb/dosyalar/epilepsi_nedir.doc
 
9) www.ibtf.ibu.edu.tr/bolumler/pediatri/24.doc
 
10) Bulut S., Ekici  I., Polat A., “ELAZIĞ İLİ ABDULLAHPAŞA BÖLGESİNDE DEMANS PREVALANSI VE DEMANS ALT GRUPLARI DEMANS DERGİSİ 2002;2: 105-110

11) Engelberg H. Pathogenic factors in vascular dementia and Alzheimer’s disease.Dement Geriatr Cogn Disord 2004.18:278-298
 
12) Morris MS. Homocysteine and Alzheimer’s disease. Lancet Neurol 2003;2:425-428.
 
13) Bolayır E., Taş A., “Sivas İl Merkezinde Parkinson Hastalığı Prevalansı” C. Ü. Tıp Fakültesi Dergisi 24 (2): 65 – 68, 2002
 
14) Çiftçi H., Yıldız E., Mercanlıgil M. S., “Depresyon ve Beslenme Tedavisi”,Turkiye Klinikleri J Med Sci 2008, 28:369-377
 
15) Jukka M.,  Erkki A ., “Dietary and serum vitamins and minerals as predictors of myocardial infarction and stroke in elderly subjects, (June 2005) Volume 15, Issue 3, Pages 188-197
 
16) http://www.thaindian.com/newsportal/sports/mineral-rich-diet-may-cut-heart-disease-stroke-risk_10069398.html
 
17) Stewart J. Tepper SJ, Bigal, M, Rapoport A, Sheftell F. Alternative Therapies: Evidence Based Evaluation in Migraine. Headache Care 2006, 3:57-64.
 
18) Juanita R.,Megan M. Passe, “Evidenced-Based Use of Botanicals, Minerals, and Vitamins in the Prophylactic Treatment of MigrainesVOLUME 16, ISSUE 6, JUNE 2004
 
19) Faik A., Erkki A., “THE ROLE OF SELENIUM IN EPILEPSY AND OTHER NEUROLOGICAL DISORDERS” Epileptologia, 2007, 15: 211-224  

20) Sherifa A. Hamed1,*, Blood Levels of Trace Elements, Electrolytes, and Oxidative Stress/Antioxidant Systems in Epileptic Patients”, J Pharmacol Sci 96, 465 – 473 (2004)

21) http://www.mdheal.org/magnesiu1.htm (6 of 18) [10/19/2000 9:41:42 PM]

22) Huang X, Moir RD, Tanzi RE et al. Redox-active metals, oxidative stress and Alzheimer's disease pathology. Ann. NY. Acad. Sci. 1012: 153–16 3(2004)

23) Perry G, Cash AD, Srinivas R, et al. Metals and oxidative homeostasis in Alzheimer’s disease. Drug Devel. Research 2002; 56: 293-299.

24) Serhan S., Ünal Ü.,Tamer L., “Normalden farklı bakır ve çinko düzeyleri Alzheimer Hastalığı için bir belirteç olabilir mi?”Journal of Neurological Sciences [Turkish] 24:(3)# 12;197-205, 2007

25)  Jerome A. R.,  Michael D. G., “Iron interactions and other biological reactions mediating the physiological and toxic actions of manganese”, Biochemical Pharmacology Volume 66, Issue 1, 1 July 2003, Pages 1-13

26)  Powers KM, Smith-Weller T, Franklin GM, “Parkinson's disease risks associated with dietary iron, manganese, and other nutrient intakes.” Neurology. 2003 Jun 10;60(11):1761-6.

27)  Yen PK. Depression--the diet connection. Geriatr Nurs 2005;26:143-4.

28)  C, Neels H, Meltzer HY. Lowered omega3 polyunsaturated fatty acids in serum phospholipids and cholesteryl esters of depressed patients. Psychiatry Res 1999;85:275-91.


Bültenimizden faydalanmak için
e-mail adresinini giriniz




Merve Tığlı Facebook'ta

 


Anasayfa        |        Hakkında        |        İletişim
Tüm Hakları saklıdır mervetigli.com