Yaşam tarzınız beslenmenize yansır, hayatınızı değiştirmeden kilolarınızdan kurtulmak istiyorsanız sağlıklı beslenmeyi sofranıza getiriyoruz. Sadece size özel hazırlanan Yasaksız beslenme programları ile özgürce hafifleyin...
          

23.02.2012

Böbrek Hastalıkları

Kronik böbrek yetmezliği; nefrit, diyabet, hipertansiyon,  taş, tıkanma, tümör gibi idrar yolu hastalıkları vb. nedenlerle ortaya çıkan önemli bir sağlık sorunudur.  Diyaliz, tıbbi tedavi ve beslenme  kronik böbrek yetmezliğinin tedavi esaslarını oluşturur.  Yeterli ve dengeli beslenme, yaşamın her aşamasında  olduğu gibi bu hastalarda da büyük önem taşımaktadır.  Bireyin yaşam kalitesinin yükseltilmesinde, olaşabilecek  komplikasyonların önlenmesi ve / veya geciktirilmesinde  beslenme temel faktördür.

Kronik böbrek hastalıkları, böbrekte önemli hasarlara  yol açarak böbrekler görevlerini yapamaz hale gelirler. Böbreklerin en önemli görevleri vücuttan atık maddelerin  atılmasıdır. Kronik böbrek yetmezliğinde böbrekler görevlerini  yerine getirmeyince kanda üre ve kreatin gibi maddeler  yükselir.

Kronik böbrek yetmezliği bazı hastalarda çok yavaş ilerlerken,  bazı hastalarda çok hızlı ilerler ve böbrekler kanı temizleme görevini yerine getirmez. Buna bağlı olarak  kanda üre ve kreatinin çok yükselir. Kandaki elektrolitlerin  dengesi bozulur. Özellikle kanda potasyum çok yükselir.  Bu aşamada diyaliz veya böbrek nakli gerekir.

Kronik böbrek yetmezliğinin nedenleri;

  • Glomerulonefrit ( böbrek iltihapları)
  • Doğumsal bazı böbrek hastalıkları
  • Enfeksiyonlar
  • Toksik maddeler
  • Diyabete bağlı gelişen böbrek bozuklukları (diyabetik nefropati)
  • İdrar yollarındaki tıkanmalar
Beslenme Tedavisi:

Kronik böbrek yetmezliğinin tedavisinde BESLENME  (DİYET) en önemli unsurlardan biridir.  Beslenme tedavisi böbrek yetmezliğinin  ilerlemesini yavaşlatabilir.

Beslenme tedavisindeki önemli unsurlar:

  • Uygun miktarda enerji ve protein
  • Uygun vücut ağırlığının sağlanması ve / veya korunması
  • Diyetteki diğer besin öğeleri
    • sodyum
    • fosfor
    • potasyum
    • sıvı
    • vitamin-mineraller
Enerji:
Yeterli enerji alımı organların ve dokuların çalışmalarını  ve sağlığın sürdürebilmesi için büyük önem taşır. Vücudumuz için gerekli olan enerji yediğimiz  besinlerle sağlanır.

Besinlerle alınan enerji;

  • Vücut için yeterli enerjiyi sağlar,
  • Vücut ağırlığının korunmasını sağlar,
Proteinlerin kas ve doku yapımı için  kullanılmasını sağlar.

Eğer gereksinimimiz olan enerjiyi  diyetimizle alamazsak; vücudumuz enerji gereksinimini sağlamak için kendi yapısındaki proteinleri  kullanır. Buna bağlı olarak zayıflama, halsizlik, kan  proteinlerinde azalma ve malnütrisyon gelişebilir.

Sağlıklı bireylerde olduğu gibi kronik böbrek yetmezliği  olan bireylerde de en önemli enerji kaynağı karbonhidratlar ve yağlardır.

Karbonhidratlar:
Enerjinin %55-60’ı karbonhidratlardan sağlanır. Karbonhidrat içeriği yüksek olan  besinler; ekmek, tahıllar ( pirinç, un,  makarna gibi), nişasta, şeker, bal, reçel’dir. Ekmek ve tahıllar karbonhidrat  içeriklerinin yanı sıra bir miktar da protein  içerirler. Şeker, bal, reçel, nişasta saf  karbonhidrat kaynaklarıdır. Diyetisyeninizin  size önerdiği miktarlarda başlıca enerji kaynağı olan bu besinlere diyetimizde yer  vermeliyiz.

Yağlar:
Enerjinin % 25-30’u yağlardan sağlanır. Yağlar; besinler yapısında bulunan görünmez yağlarla ve yiyeceklere  dışarıdan eklediğimiz yağlarla vücuda alınır. Gereksinimin  üzerinde yağ alımı şişmanlığa yol açabileceği gibi kan yağlarının ve kolesterol düzeyinin artışına da neden olabilir.

Kronik böbrek yetmezliği olan bireylerde kan kolesterol  düzeyinin yüksek olması böbrek hasarını hızlandırdığı için  arzu edilmez. Yağ türü olarak; zeytinyağı- fındık yağı ve  ayçiçek/mısırözü/soya yağı gibi sıvı yağlar tercih edilmelidir.

Protein:
Doğru miktarda protein alımı sağlığın sürdürülmesi için büyük önem taşır.

Proteinler;

  • Kas ve doku yapımı
  • Savunma sistemi için gereklidir.
Proteinler başlıca 2 kaynaktan vücuda alınır; 
  • Hayvansal kaynaklı; yumurta, et,  süt yoğurt, peynir
  • Bitkisel kaynaklı; sebzeler, tahıllar,  kuru baklagiller

Hayvansal kaynaklı proteinler, bitkisel  kaynaklı olanlara kıyasla vücutta daha iyi kullanılırlar.  Kronik böbrek yetmezliğinde; böbrek fonksiyonlarına göre  diyetle protein alımı kısıtlanabilir. Protein kısıtlaması olduğunda, diyetle alınan proteinin özellikle vücutta kullanılabilirliği yüksek hayvansal kaynaklı olanlardan sağlanmasına  özen gösterilmelidir.  Önerilen proteinin altında tüketilmesi oldukça yanlıştır. Böbrek hasarını hızlandırıp, bireyin malnütrisyona girmesine  neden olabilir.

Önerilen miktarda protein alınamıyorsa ve kan proteinleri  düşükse, hekimin önerisine göre amino asit tabletleri  kullanabilir. Kronik böbrek yetmezliği olan hastalar, gereksinimleri  olan proteini nasıl almaları gerektiğini ve yeterli tüketip tüketmediklerini diyetisyenlerine danışarak öğrenmelidirler.

Sodyum:
Böbrekler kan sodyum düzeyinin düzenlenmesinde önemli  görevi olan organlardandır. Böbrek yetmezliği, hipertansiyon ve sodyum arasında yakın bir ilişki söz konusudur. Böbrek yetmezliğinde vücutta sodyum birikir. Aşırı sodyum hipertansiyona, su birikimine ve kalp yetmezliğine  yol açar. Bu sebeple diyetle sodyum alımının sınırlandırılması gerekebilir. Sodyumun en önemli kaynağı sofra tuzu’ dur.

    Sodyum yönünden zengin besinler;
  • Zeytin, turşu, salamura, konserveler
  • Sucuk, salam, sosis, pastırma gibi işlenmiş et ürünleri
  • Krakerler
    Sodyum alımını azaltmak için;
  • Yemekler mümkün olduğunca az  tuzlu pişirilmel
  • Sofrada tuz ekme alışkanlığından  vazgeçilmeli
  • Sodyum içeriği yüksek besinlerden  kaçınılmalı

Hekim/diyetisyene danışmadan  Diyet Tuz kullanılmamalıdır. Tuz kısıtlaması olan hastalarda yemeklerde lezzet artırması  için baharatlar kullanılabilir.

Fosfor:
Böbrekler kandaki fosfor düzeyini ayarlayamaz. Bir süre sonra kan fosfor düzeyinde artış görülür. Yüksek fosfor düzeyi, kemiklerden kalsiyum kaybına, kemik kırıklarına, kas güçsüzlüğü ve eklem ağrılarına neden olabilir. Fosfordan zengin besinlerin azaltılması fosfor düzeyinin indirilmesinde etkindir. Proteinden zengin besinler fosforun en iyi  kaynağıdır.

Fosfor yönünden zengin besinler;

  • Süt, yoğurt, peynir, dondurma gibi süt ürünleri
  • Kuru baklagiller
  • Yağlı tohumlar
  • Et, balık, sakatatlar

Hekimin önerdiği fosfor bağlayıcı ilaçlar yemeklerle birlikte alınmalıdır.

Kalsiyum:
Kemik sağlığı için en önemli mineraldir. Kalsiyumdan  zengin besinler fosfordan da zengindir. Kalsiyum fosfor  dengesini sağlamak ve kemiklerden kalsiyum kayıplarını  önlemek için fosfordan sınırlı bir diyete ve fosfor bağlayıcı ilaçlara gereksinim vardır. Hekim uygun olan kalsiyum ve D  vitamini takviyesini önerecektir.

Potasyum:
Kas ve kalp çalışmasında önemli görevi olan bir mineraldir. Kanda potasyum değerinin çok fazla yükselmesi veya çok fazla düşmesi çok tehlikelidir. Böbrek yetersizliğinin  ileri dönemlerinde kan potasyum düzeyi çok yükselir ve  hayati tehlike ortaya çıkar. Kan potasyum düzeyi dikkatli izlenmeli ve diyetin potasyum düzeyi buna göre ayarlanmalıdır.

  Potasyumdan zengin besinler;

  • Kuru yemişler
  • Kuru baklagiller
  • Kurutulmuş meyvelersebzeler
  • Patates, havuç, mantar
  • Ispanak, maydanoz gibi  koyu yeşil sebzeler
  • Tahin-pekmez
  • Muz, kavun

  

Sıvı:
Sıvı alımı; su, ıhlamur, meşrubat,  çorba, süt vb tüm sıvıları  kapsamaktadır. Genelde böbrek  yetmezliğinin ilk aşamalarında sıvı  sınırlamasına gerek yoktur. Ancak  son dönemlerde; bazı hastalarda  idrar miktarı iyice azalır. Alınan  fazla sıvının vücutta tutulması sonucunda ödem, nefes darlığı,  hipertansiyon ve kalp yetmezliği gibi sorunlar gelişebilir. Böyle hastalarda bir önceki idrar çıkışına göre sıvı almaları  gerekir.

SIVI(ML/GÜN) = 1 GÜN ÖNCEKİ İDRAR MİKTARI (ML)+500

Birkaç gün içinde hızlı ağırlık artışı, kısa kısa soluk alıp verme, hipertansiyon vücutta sıvı tutulumunun bulgularıdır.  En kısa zamanda hekime danışılması gerekir.

Vitamin-mineraller:
Gereksinmemiz olan vitamin ve mineraller besin çeşitliliği  ile sağlanabilmektedir. Kronik böbrek yetmezliğinde  diyet sınırlandırıldığında vitamin ve mineraller yetersiz  alınabilir. Böbreklerdeki yetmezliğe bağlı olarak D vitamininin etkin formu yeterince yapılamaz. Bu durum da kemik  zayıflığına yol açabilir. Bu durumdaki hastalara D vitamini ilaçları verilebilir.

Sadece hekimin önerdiği vitamin-mineral ilaçlarının  kullanılması doğrudur.  Bazı vitamin ve minerallerin supleman olarak kullanımı  kronik böbrek hastaları için zararlı olabilir. Böbrek yetmezliği olan hastalarda A vitamini yükselmiş olduğundan bu vitamini içeren ilaçların alınması sakıncalıdır.

Bültenimizden faydalanmak için
e-mail adresinini giriniz




Merve Tığlı Facebook'ta

 


Anasayfa        |        Hakkında        |        İletişim
Tüm Hakları saklıdır mervetigli.com